Oyun
SİYASET

Milli Gazete'deki ETÖ Destekçisi

03 Temmuz 2009 Cuma 21:55Milli Gazete'deki ETÖ Destekçisi

Reytingler.biz Puan, Reyting, Haber, Yorum, İstatistik, Link

Ergenekon örgütünün yılmaz savunucusu Milli Gazete Yazarı Afet Ilgaz, komplo planını ortaya çıkaran Taraf muhabiri Mehmet Baransu'yu "Yahudi" yaptı...

Ergenekon sanıklarına verdiği destekle dikkat çeken Milli gazete yazarı Afet Ilgaz, "AKP ve Gülen'i Bitirme Planı"nı ortaya çıkaran Taraf Muhabiri Mehmet Baransu'nun Yahudi olduğunu iddia etti.

İşte Afet Ilgaz'ın Milli Gazete'deki bugünkü yazısının ilgili bölümü...

Albay Çiçek olayının, bu görülmemiş dibe vurmayı örtmesi için çıkartıldığı da söyleniyor. Bu arada söylenen bir şey daha var. Albay Çiçek hadisesini ortaya çıkaran muhabirin, soyadından hareketle ve "isim bilim"e dayanılarak, İbrani asıllı olduğu söyleniyor. İbrani asıllı olmak suç da değildir, günah da, elbet. Bu da Bülent Arınçvâri bir söylem oldu.

ERGENEKON'UN YILMAZ SAVUNUCUSU

Milli Görüş'ün yayın organı Milli Gazete'de yazarlık yapan Afet Ilgaz, Ergenekon örgütünün yılmaz savunucularından. Ergenekon soruşturmasını yerden yere vuran ve ETÖ sanıklarına açık destek veren Afet Ilgaz'ın yazılarından bazı bölümler:

6 Temmuz 2008'de Milli Gazete'de kaleme aldığı yazısından;

"İlhan Selçuk ağır bir kalp ameliyatı geçirdi. Şener Paşa ambulansla hastaneye kaldırıldı. Erbakan Hoca içerde. Bunlar insana Guantanamo’yu hatırlatıyor.

 Biz, Çanakkale savaşlarında, yaralı düşman askerine matarasında kalan son damla suyunu içiren Mehmetçiğin torunları değil miydik? Bomba hikayesi ise bir tuhaf. Nazlı Ilıcak’ın her ağzını açışta, Ümraniye’deki ev, şu kadar bomba diye başlayan Ergenekon yorumlarının aslını teşkil eden bu bombalar imha edilmiş. Hem de haziran ayında. Sanıklardan Vedat Yenerer’in avukatı bu işi ortaya çıkarıyor. Belgesi de var. 12 Haziran 2007’de ele geçirildiği söylenilen bu bombalar tam bir sene sonra 13 Haziran’da, son dakikada imha ediliyor. Bir soruşturmanın delili, soruşturma bitmeden yok edilebilir mi?"

7 Temmuz 2008'deki yazısından;

"İşin aslı budur. Toprakları için canı yananlar, kimi benim gibi yazı yazar, kimi Şener ve Hurşit paşa gibi miting yapar, kimi Sinan Aygün gibi Atatürk, Kurtuluş savaşları kitapları çıkarır, kimi TV’lerde konuşur, kimi annem gibi, “Beni cepheye yollayın, askerlere çay yapacağım” der, kimi şehid oğlunun başında çırpınır, kimi kesesini doldurur, kimi de bu masum ana gibi, başbakana yalvarır, topraklarımızı satma evladım, günah diye. Bu haykırışı televizyonda duydum, unutamayacağım.

9 Temmuz 2008'deki yazısından bir bölüm;

"Yıllarca “Ege”mizi ve “Güneydoğumuzu” koruyan ordulara kumanda etmiş iki paşa tutuklanıyor. En ufak bir insani hüzün yok. Siz değil miydiniz, askerler siyaset yapacaklarsa üniformalarını çıkarsınlar diyen? Yıllarca Türkiye’nin Batıda ve doğuda sınırlarını korumuş olan iki Türk askeri, bu hassasiyetlerin emekli olduktan sonra da sürdürdü diye yapılan bu muamele nedir? Yan gelip yatmalı mıydılar yoksa Başbakan’ın söylediği gibi? Hassasiyetlerini herhangi bir biçimde ve herhangi bir şekilde dile getirmemeli miydiler? Biz bile asker olmadığımız halde elimiz yüreğimizde yaşıyoruz.

Gözaltındaki ölümler nedir? Hazırlanmayan iddianameler nedir? Yaşlı başlı insanların, hem de memlekete bunca hizmet etmiş, senin benim namusumu korumuş insanların saatlerce gözaltında bunaltılması, nedir?"

11 Temmuz 2008 tarihinde kaleme aldığı yazıdan bir bölüm;

"Bütün büyük haberciler, kaç gündür Özden Örnek Paşa’dan bahsediyor, onunla röportaj yapıyorlar. Benim aklıma Örnek Paşa denilince oğlunun çektiği Gallypoli (Gelibolu) filmi gelir. O zaman çok eleştirilmişti bu film. İçinde Millî hassasiyetler yok, sanki bu filmi yabancılar çekmiş diye. Sponsorları arasında da kimler yok, kimler...

Örnek Paşa’nın iki oğlunun da Çalık Grubu’nda çeşitli ve önemli görevler almış olmaları elbette hiçbir anlam taşımıyor. Asıl anlam taşıyan adamcağızın “ben yazmadım” dediği halde “hayır o yazdı” iddialarının hâlâ devam etmesi. Ne yapsın yani Paşa, yemin billah mı etsin, o günlükleri yazmadığına dair!

Benim aklıma takılan asıl şu: Bilgisayarda günlük yazılır mı? Ben hayatımda böyle şey duymadım. Ha, bir tane duydum. Örnek Paşa’nın günlüğü. Kimse bunun üzerinde durmuyor. Tekrar soruyorum: Başka bir örnek var mı Örnek Paşa’nın örneğinden başka? Bilgisayarda günlükyazılır mı? Yoksa o çok mu “özel” bir yazı çeşididir, insan kalemi ve defteriyle başbaşa mı kalmak ister?"

18 Temmuz 2008'deki yazısından;

"Faili meçhulleri de sıraya koydular. Bunlar Sadettin Tantan’ın İçişleri Bakanlığı sırasında hükme bağlanmamış mıydı? Danıştay cinayeti hükme bağlanamamış mıydı?"


Milli Gazete'deki ETÖ Destekçisi ile ilgili tüm haberler

kutlarim sizi
Yorumcu: A.Bilen
gercekleri de yazmanin zamani ve yeri yok kutlarim sizi sayin AFET hanim
05 Temmuz 2009 Pazar 00:00
77.193.138.4
 
doğru ve gerçekler.
Yorumcu: Ayaz
Ben burada ETÖ'ye bir destek görmiyorum,sadece doğru sorular ve gerçekler yazılmış,kimseye iftira varmı?tüm yazılanları hepimiz görmüyormuyuz.o Taraf gazetesi yazarı baransu'nun türk olmadığını ilk ben yazmıştım,demek ki benim gibi düşünenlerde varmış.
04 Temmuz 2009 Cumartesi 12:16
212.119.70.67
 
Ilk
Yorumcu: ilhan soyer
Ilk defa okuyorum burada Sayin Afet hanimin yazilarini otarafin gazetelerini hic okumazdim,Ama bundan sonra devamli takip edecegim,Demekki aklin yolu bir.
04 Temmuz 2009 Cumartesi 10:26
60.241.255.241
 
İnsani ve vicdani bir yaklaşım
Yorumcu: cekavi
Olan bitene insani ve vicdani açıdan baktığımızda, Afet Ilgaz'ın düşüncelerinini paylaşmamak elde değil.
04 Temmuz 2009 Cumartesi 09:23
78.161.45.151
 

SEÇME HABERLER

DÜZELTME

ÇOK OKUNANLAR
DÜN  |  HAFTA  |  AY

DÜNÜN GÜNDEMİ

E-POSTA LİSTESİ